sevgili
cherryblossom guzel bir mim'le mimlemis beni..oncelikle tesekkur ederim..
bu mim'i alinca hem sevindim hem uzuldum..zira kitap okuma ile arama giren mesafenin ne kadar derin oldugunu gordum.uzun uzun dusundum.eksilerimi gorup,ah ettim..cevap yazayim diye oturunca bilgisayarimin basina icimde sakladigim, biriktirdigim kizginliklarimi buldum..
onceleri cok okurdum,okumak baska deryalara dalmakti,gokyuzunu yarmak,tasi delmekti belki.
ruhumun en dingin oldugu donemdi o zamanlar..sonra kitaplarin elini biraktikca taslasan bir ruha,
kanamayan yaralara,duygularindan haz almayan bir bireye donustugumu gordum gun be gun..
sicagi gorunce yavas yavas eriyen buz misali,gun gectikce kuculuyorum bence.okumak yuregi oylesine kocaman yapiyor,
oylesine derin bir bakis acisi,
oylesine yuce hazlar veriyor ki ,
ne vakit ondan kopsan birden asagi dusuyorsun,yer cekimine yenik dusuyorsun yani..gum diye betonlarda buluyor insan kendini..
isin kotu kismi ise sebebini bildigin,
sonuclarindan keyif almadigim halde hala dermani bulmamamda.
evet kendimdeki bu eksikligin farkdindayim uzun suredir.ama sartlarin arkasina siginip okumadan kaciyorum.
oysa zamani geldi.gercegin nefesi bu kadar yakinimdayken, gozumu kapamak,bahaneler uydurmak beyhude..
alip elime kitabi,
tv kumandasi ve wireless'in dugmesini kapatip eskiden buldum hazlari yeniden cagirmak gerek..
ve bagirmak kendine:
ey kitap ogut beni,un ufak et..
buk yeniden bilegimi,
yuregime haz ver
gonlume isik.
gozum yeniden gorsun,
kulagim isitsin..
duygularim bahara ersin,cicekler acsin icimde dal dal
beynim dolsun tassin yeni yeni bilgilerle,
icim ucussun kelimelerin ahenginde...
ey kitap tut elimden
kaldir ayaga beni yeniden..
..
==========
son okudugum kitapa gelince..
elif safak'in 'siyah sut'u. anne olduktan sonra farkli bakis acilari ile anneligi merak ediyor insan.bu kitaba da o yuzden baslamistim. Yazar gercek dunyada anne olduktan sonra dogum sonrasi yasadigi postnatal deprasyonu o karanlik donemi,okuyucusuna ulastirmis. bircok kadin lohusalik donemi boyunca yasadigi duygulari,sorunlari,gelgitleri bulacak bu kitapta.Elif Safak'in yazi sitilini seveler icin sidettle degil ama orta hali bir tavsiye ile tavsiye ederim.en azindan dogum,hamilelik ve lohusalik ucgeninde neler gecirildigini,nasil bir ruh halinin bizi bulabilecegini ogrenmis olunur..kitapta beni etkileyen en onemli bolumler ise:
1- sutu yetmedigi icin uzuluyor,uzuldugu icin yetmiyor sutu,girmis bir kisir donguye,kuyrugunu yutan yilan misali durmadan basa donuyor.elinde duygusal bir buyutec,yatirmis ruh halini bir tablanin uzerine,pur dikkat inceliyor.saptadigi her kusuru cimbizla,nesterle didik didik ediyor.bunu yaparken yuregini de lime ettigini anlamadan.
2...mutasavviflara gore bu koskoca dunya da bir ana rahmidir aslinda.
;dunya bize hamile mi yani?"diye soruyorum.
"oyle ya.bizler de ana karninda bebekleriz.Vakti gelince bu rahmi terk etmemiz lazim.Ilelebet burada kalamayiz.ama biz buradan cikmak istemiyoruz.olunce yok olacagiz saniyoruz.oysa olum basli basina bir dogumdur aslinda.olunce bu rahimden cikacagiz.dogacagiz sonsuzlukta.bunu idrak edebilsek korkmazdik olumden.idrak edemedigimiz ici korkuyoruz.dogar dogmaz aglayan bebekler gibi biz de bu dunyadan ayrilmayalim diye agliyoruz."
3.Meğer insanın kendi kendini kandırmasıyla derinleşirmiş her depresyon.